SAĞLIK HUKUKU
Sağlık Hukuku Avukatı | Av. Serhat Bozkurt
Sağlık Hukuku, bireylerin sağlık hizmetlerinden yararlanma haklarını, sağlık hizmetlerinin denetimini, koruyucu sağlık hizmetlerini, toplum ve aile sağlığının korunmasını, sağlık hizmeti sunucuları ile sağlık hizmeti alanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen hukuk dalı olarak tanımlanmaktadır. Haklar, yükümlülükler ve sorumluluklar. Çok çeşitli sağlık yasaları şunları içerir:
- Sağlık ve tıp idare hukukunun sağlık hukukunun alt dallarını içerir.
- Daha yüksek standartlarla korunan bir hak olarak sağlık hakkının ulusal sistemlerde yaygınlaşması geçen yüzyılın başlarına kadar gitmektedir.
- Uluslararası hukukta, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra insan hakları, değerler setinin devreye girmesiyle gelişmiştir.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 25/1’i 10 Aralık 1948, sağlık hakkı, “Her insanın iyi bir yaşam standardına sahip olması, kendisi ve dahil olmak üzere gıda, giyim, barınma, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler ve işsizlik, hastalık, malullük, dul veya yaşlılık varsa. Kendisini iradesi dışında geçiminden mahrum bırakan diğer durumlarda güvenlik hakkına sahiptir.
MALPRAKTİS NEDİR?
Malpraktis, bir sağlık personeli ya da doktor hatası kapsamında, bu kişilerin mesleki görevini yerine getirirken ihmalkarlık, hata veya dikkatsizlik sonucu ortaya çıkan zararın yasal süreçte ele alındığı bir durumu ifade eder.
“Malpraktis” terimi, sağlık sektöründe meydana gelen profesyonel hataları veya ihmalleri ifade eder. Tıp alanındaki hukuki bağlamda, “tıbbi malpraktis” veya “tıbbi hata” olarak adlandırılan bu kavram, sağlık profesyonellerinin, doktorlar, hemşireler veya diğer sağlık çalışanlarının, standart tıbbi uygulama kurallarına uymamaları veya dikkatsizlik, hatalı teşhis, yanlış tedavi uygulamaları gibi sebeplerle hastalara zarar vermesi durumunu tanımlar.
Malpraktis durumlarının içerdiği hususlar ise;
- Standartlara Uymama: Sağlık profesyoneli, meslektaşları arasında genel olarak kabul gören standart tıbbi uygulamalara uymaz.
- Hatalı Teşhis veya Tedavi: Sağlık profesyoneli, hastanın durumunu doğru bir şekilde değerlendiremez veya uygun tedavi sağlayamaz.
- İhmal veya Dikkatsizlik: Sağlık profesyoneli, hastaya gerekli özeni göstermez, uygun bir şekilde izlemez veya gereken dikkati göstermez.
- Hastaya Zarar Verme: Sağlık profesyonelinin uygulamaları sonucunda hastaya zarar gelir.
Malpraktis durumlarında, mağdur olan
taraf genellikle hasta veya hasta yakınlarıdır. Mağdur, hatalı
uygulamadan kaynaklanan zararın tazmin edilmesini talep edebilir.
Malpraktis Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Malpraktis Davaları eğer zarar kamuda yani devlet hastanelerinde çalışan doktorların tedavi sırasındaki müdahaleleri nedeniyle ortaya çıkarsa idare aleyhine açılmaktadır. Mevzuat gereğince kamu hastanelerinde çalışan doktorlara karşı doğrudan doğruya tazminat davası açılması hukuken mümkün değildir. İdare aleyhine ve genel görevli idare mahkemesinde dava açılmaktadır. Malpraktis davalarındanda kaynaklı olarak açılacak davalarda özel olarak ağır hizmet kusuru bulunması gerekmektedir. Devlet yani idare de dava sonucunda kusur oranında kendi personeline 1 yıl içinde rücu etmektedir. Eğer hekimin kişisel kusuru tespit edilirse açılacak rücu davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Malpraktis Davaları eğer zarar özel hastanede veya özel bir muayenehanede çalışan doktorların gerçekleştirdiği bir tedavi sırasında müdahaleleri nedeniyle ortaya çıkarsa adli yargıda açılır.